KA Beslenme

Yeme Bozuklukları

Yeme bozukluğu bireyin mental ve duygu durumuna bağlı olan bir bozukluk neticesinde yetersiz veya aşırı beslenmesine yol açan olgular bütünüdür.
Her sistem yeme bozukluklarından etkilenir.
Kardiyovasküler sorunlar,
Hipotermi,
Büyüme gelişme gerilikleri,
Kemik kütlesinde azalma,
Mide sorunları,
Kalın bağırsak anomalileri,
Diş minelerinde tahribat görülebilir.
1)Anoreksiya Nervoza
Yaşa ve boya göre vücut ağırlığını korumayı reddetmek olarak tanımlanabilir.
Zayıflığa rağmen kilo almaktan aşır korkma gözlemlenir.
Vücut algısında bozukluk görülebilir.
Menstrual döngü bozukluğu olabilir.
2)Blumia Nervoza
Genellikle yeme kısıtlanmaları sonrasında görülen tıkınma atakları peşine kendini kusturma ile karakterizedir.
Bu hastalarda suçluluk duygusu, depresyon ve öz eleştiri görülür.
Çıkarma davranışına bağlı dişlerde aşınma, yemek borusu zedelenmesi, karın ağrıları, parotis bezi büyümesi gibi durumlar görülebilir.
3)Pika
Tat duyusundaki değişim sonucu gelişen, besin özelliği taşıyan taşımayan maddelere karşı aşırı istek ve yeme eğilimi olarak bilinmektedir.
Yenilen besinler kireç, sigara izmariti, cam, saç, toprak, kalem ucu, boya vs. geniş çapta birçok madde olabilir.
Yayılım çok geniş çaplı olduğu için bunun sonucunda ciddi hastalıklar ve ölüm riski görülme ihtimali yüksektir.
Sebepleri
•Fizyolojik ve Psikolojik durumlar
•Besin ögesi yetersizliği
•Malnutrisyon
•Gebelik-Çocukluk çağı
•Anemi
•Hemodiyaliz
•Kültürel alışkanlıklar olabilir.
  1. Duygusal Yeme Bozuklukları
Duygusal yeme, temelde fizyolojik açlık olmadığı zamanlarda aniden beliren mutluluk, öfke, üzüntü gibi durumlarda yemeğe yönelme istemidir.
Duygusal yeme varlığını anlamak için kendimize sormamız gereken ilk soru “Gerçekten aç mıyım?” olmalıdır.
Eğer temelde gerçek bir fizyolojik açlık var ise bu durum duygusal yeme olmayabilir.
Fakat tok olmamıza rağmen ani bir duygu değişimi ile yemek yemek isteği oluşuyorsa buna duygusal yeme bozukluğu diyebiliriz.
Örneğin iş yerinde canınızı sıkan bir durum sonrası tok olmanıza rağmen hemen bir atıştırma veya yemek yeme duygusal açlık olabilirken, aç olup yüksek karbonhidratlı yiyeceklerin canınızın çekmesi duygusal açlık olmayabilir.
Bunları ayırt etmek için kendinizi takip etmeli, hangi durum ve olaylar üzerinde yemeye yöneldiğinizi not almalısınız.

Diyabet

İnsülin sekresyonu ve aktivitesinde veya her ikisinde de oluşan eksiklikten ötürü, kan şekerinin yükselmesi ve karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasındaki anormallikler ile karakterize bir hastalıktır.

Tip 1 Diyabet

Beta hücrelerinin %90’ından fazlasının hasarı sonucunda ortaya çıkar. Tam insülin eksikliğine yol açar.
Semptomlar:
•Hiperglisemi
•Aşırı susama
•Sık idrara çıkma
•Aşırı kilo kaybı
•Elektrolit bozukluğu
Komplikasyonlar:
•Ketoasidoz
•Koroner kalp hastalıkları
•Periferik vasküler hastalıklar
•Serebrovasküler hastalıklar
•Retinopati
•Nefropati
•Nöropati

Tip 2 Diyabet

Arka planda insülin direncinin olduğu, ilerleyici insülin sekresyon bozukluğudur.
Tanı koyulmuş diyabetlilerin %90-95 ini oluşturur.
Tip 2 DM’si olan kişilerin Pankreaslarından bir miktar insülin salgılanır fakat bu insülin yetersizdir ya da etkisizdir. Bu duruma insülin direnci denir.

Gestasyonel Diyabet

Gebelik sırasında oluşan, hormonların değişmesiyle entegre olan diyabet şeklidir. Genellikle gebelik sonunda son bulur.
Gebelik sırasında kontrol altına alınamayan diyabet;
İri bebek doğumu,
Düşük ağırlıklı bebek doğumu,
Sakatlık riski,
Ölü doğum riski,
Sarılık riski,
Kan değerlerinde düşüklük riski gibi durumların görülme ihtimalini artırabilir.
DM tanı kriterleri:
  1. HbA1c değerinin %6,5 dan yüksek olması
  2. Açlık plazma glikozunun 126mg/dL den fazla olması
  3. Şeker yükleme testi sonrası 2. Saatte plazma glikozunun 200mg/dL den fazla olması
Beslenme Tedavisi
  1. Karbonhidrat miktarı sınırlandırılmalıdır.
  2. Kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.
  3. Glisemik indeksi yüksek besinlerden (pirinç, beyaz ekmek, mısır, havuç, patates vb.) uzak durulmalıdır.
  4. Protein alımını düzenli ve doğru miktarda olmalıdır. (Yumurta-Et-Tavuk-Balık-Bitkisel proteinler)
  5. Sağlıklı yağlar tercih edilmelidir.
  6. Posa ve liften zengin besinler tüketilmelidir.
  7. Ani şeker dalgalanmasının önüne geçmek için ara öğün yapmaya özen gösterilmelidir.
  8. Ara öğünlerde karbonhidrat kaynağı tek başına bırakılmamalıdır. (Örn: Meyve+Yoğurt)
  9. Omega 3 takviyesi için haftada en az 2 gün balık yemeğe özen gösterilmelidir.
  1. Mutlaka bir düzenli fiziksel aktivite yapmalısınız.
Call Now ButtonHEMEN ARA!